29 Şubat 2024 Perşembe

Serzeniş

Uğruna ömrünü verdiğin sevgili

Sana el olmuş uzaktan seslenir

Küllenmiş yüreği gözleri nemli

Köşe başında bir soluk nefeslenir


Aşkın hesabını varmıdır bir tutan

Gidene ne oldu kalan nerde kaldı

Kimde kabahat önce kimdi unutan

Çoğaldı özlemi kimin ömrü azaldı

22 Şubat 2024 Perşembe

Asla beraber olamayacağız. 

Aynı evi, aynı teni paylaşamayacağız. 
Aynı masada oturmayacağız. 
Hatta aynı şehirde bile oturmayacağız.

Belki bir gün son kez görüşeceğiz, ikimiz de bunun son olduğundan habersiz. 
Son kez el ele gezeceğiz, belki de son kez söyleyeceğiz birbirimizi sevdiğimizi.

Yine beraber planlar yapıp, tutamayacağımız 
Son sözleri vereceğiz birbirimize. 
Ve elbette yollarımız yine ayrılacak bir gün.

Sonra aramıza şehirler girecek, 
Hiç karşılaşmayacağız. 
Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. 
Sonra da belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek NH

19 Şubat 2024 Pazartesi

Allahaısmarladık

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git... 
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın 
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git! 

Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı 
Andırıyor ışıksız evinde pencereler. 
Biraz yeşermek için beklesin artık kışı 
Çağlayansız yamaçlar,suyu dinmiş dereler. 

Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna, 
Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz: 
Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna, 
Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz. 

Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü, 
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim. 
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü, 
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim. 

Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü 
Daha candan görürüm senden uzaklaşınca. 
Sararırsın dönüşte görünce öksüzünü: 
Bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca. 

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın, 
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git. 
Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın 
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

15 Şubat 2024 Perşembe

Hatırla

Gözlerin gözlerime değince
Kalbimdeki dua oldun tanrıya
Varlığın şeklinden daha derince
Ruhum nurdan ruhuna aşina

Yanyana akarken sonsuz bir karanlığa

Gözlerin şefkat yüzün  saf nurdan 

Dünya her canlıya malum bir coğrafya

Bir yolcuyum ayrı düşmüş ruhundan


Seni gökteki yıldızken bile tanıyorum

Hala senden yansıyan ışığı taşıyorum

14 Şubat 2024 Çarşamba

Mesafe…

Çarşı pazar karşılıklı geldiğimizde 

O çocuksu içten tavrınla gülümsüyorsan

Durup köşe başında ellerin yüreğinde

Ardım sıra hüzünle bakabiliyorsan

Biz geceleri beraber uyumasakta

Yıldızlı gökyüzünün altında

Birbirimize sarılmışız demektir

Aramızda mesafe olsada olmasada


10 Şubat 2024 Cumartesi

Bu sevda bitmez…

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

1965
 
(Bir Gün Mutlaka)

Ataol BEHRAMOĞLU