Hayat ömrümüzden harcayıp kendimize yatırım yaptığımız bir tasarruftur aslında bazıları ömrünü harcar sonsuz bir hayatın sigortası hükmünde bazıları ise ecel kapıyı çalmadan kendisine sunulan armağanı. Dünya denilen şu koca geminin içinde ne çok kaygı umut çile ve düşünce yeşerir ve mevsimsizdir. İnsan zamanı tutmaya çalıştığından beridir devam eder bu kovalamaca. Ve her şey artık zamanın bir esiri ve tasarrufu olmuştur. Zarif bir fidan tomurcuğa durduğunda ansızın gelen rüzgarda kırılmıştır, yeşeren tabiat kristal bir örtü altında bir zaman sonra. İnsan yaşadığı şu alemde kendisine verilen zaman kadar tasarruf sahibi bir varlıktır. Yaratıcının kanunlarını değiştirmeye gücü yeter mi bilemem ama çevresindeki koşulları değiştirdiğine her gün şahit oluyoruz. Ve bu değişim aklın sınırlarıyla eşdeğer bir hudutta devam ediyor. Çizginin öbür tarafında ne olduğu bilinmediğine göre değişim için bir ölçüt değeri yoktur. İnsan anne karnında olduğu gibi hayatın değişik bir formu olan bu dünyada da halden hale geçer. Bu değişim fiziksel, kimyasal ve zihinseldir. Her bir değişim süreci yapılan tasarrufların doğal neticesidir. İnsanın bilmediklerini öğrenene kadar geçirdiği süre bir nevi zamanın tahakkümü altına girmiş ve taşıdığı değeri yitirmiştir. Ve insan öğrendikleri ile yaşamaya başlayacağı anda zaman çoktan seni bırakıp gitmiştir. Aksi bir durum vardır ki bu kendi öz benliğin dahil her şeyle savaş halidir. Ve bu durum insanı tasarruf sahibi yapan tek unsurdur. Hayatın değil yaşamın gerçek değeridir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder