3 Haziran 2012 Pazar

Fikir Çilesi...

Kaybettikçe kendimi önce yön duygumu yitirdim. Sonra kimliğimi düşürdüm. Kandil lambasındaki katran bitmeden fitili bitmiş bir halde kıvılcım oldum ilkin, ateş yumağına dönüştüm. Sonra bir rüzgar alev saldı ışığın kanadında alev içinde alev yakıldım Mecusi ateşlerde. Telaşsız zamanlarda bin yıllar devam etti işkencem. Sonra vahşi toynaklılar tarafından nemrut ateşlere tutuldu yüreğim. Sen geldikçe aklıma bir serinliktir çöker içime Birden bire gökyüzünde rahmet damlaları katreler halinde doldular azade bir biçimde kafatasıma kırlangıç sürüsü ufka doğru dümen kırmışken güneş ışığına eğik tutulan aynalar alaca karanlığıma kendi adedince patlamaya hazır helyum bombaları düşürdüler. Sen geldikçe aklıma bir şimşek saplandı kalbime düşürmedim seni yinede…
Sancısı geçmiş ve battaniyesi üzerinden alınmış bir bahar mevsiminde uyanmış tüm ırmaklar ağaçlar çiçekle bezenmiş bir haykırışa dönmüş tabiat yekdiğerinden bağımsız türlü melodiler içlerinden geçmiş gözlerinde mavinin imgesi bol bütün tonları bir duaya durmuş soyut kavramlar ressamının elinde…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder